EĞİTİM HAYATIN BİR PARÇASI DEĞİL TÜMÜDÜR

Sevgili öğrenciler ve gençler, değerli veliler; eğitim kavramı, eğitim olgusu hepimizin gündemini ve zihnini işgal edivermiştir...

Sevgili öğrenciler ve gençler, değerli veliler; eğitim kavramı, eğitim olgusu hepimizin gündemini ve zihnini işgal edivermiştir. Hepimiz en küçük bir sıkıntı ve problem karşısında  ‘’Eğitim Şart’’ demişiz, diyoruz. Fakat bu şart olan, olmazsa olmazlarımız arasında olan eğitim için, eğitimin ilerleyişi için de  hiçbir çaba göstermiyoruz. Eğitimi bütün boyutlarıyla (Eğitimin bireysel boyutu, toplumsal boyutu, ahlaki boyutu, dini – inanç boyutu, aktüel boyutu, kültürel boyutu, irade boyutu, teknolojik boyutu, örgün boyutu, yaygın boyutu, eğitimin kaizen boyutu ve eğitimin ajitasyon boyutu v.s) ele alıp hayata geçirmeyi hep başkasından bekliyoruz. Eğitim noktasında; insanı eğitme, öğrenciyi eğitme, çocuğu eğitme ve maddi – manevi çevreyi eğitme iş ve işlevinde hep nesne oluyor, bir türlü özne olmuyor, özne olmak istemiyoruz. Halbuki aslolan özne olmaktır; çünkü özne bizzat işi yapandır, nesne de öznenin yaptığı işten etkilenen varlıktır. Bu bağlamda işten etkilenen varlık değil, iş yapan varlık olalım. Bir şeyleri yapmayı, bir takım değerleri üretmeyi, eğitimle ilgili üretkenlikleri, güvenirlilikleri, kapsamlılıkları ve işleyişleri hep başkasından bekliyoruz. Eğitim sahasına bir türlü inmiyoruz, inmek istemiyoruz.

Biz ebeveynler; yani analar, babalar, veliler, okulun ve öğretmenlerin dışındakiler, herkes, hepimiz… okulla, öğretmenle el ele, omuz omuza verirsek çocuklarımızı ve geleceğimizi eğitmiş olur, geleceğe daha  bir güvenle  bakmış oluruz.

Eğitim hayatın bir parçası değil tümüdür. Eğitim hayatın her alanında olursa, işlevini hayatın her anında gösterirse birey, toplum ve insanlık olumlu manada gelişir, medenileşir ve  mutlu olur. Çünkü medeniyetleri; eğitimciler ve eğitimli bireyler, eğitimli uluslar ancak üretir, insanlığın hizmetine sunabilir. Eğitim sadece okulla olmaz. Eğitim okul, aile, çevre ve devlet  irtibatlı, işbirlikli bir güven ortamı yaratılarak; birbirini dinleyerek, tartışarak,etkileyerek ve eleştirerek olur. Eğitimin önündeki tüm sorunları, sıkıntıları; günah keçisini aramadan anne, baba, öğretmen ve insanlığın her kademesini işin içine katarak, çözüm önerilerini dinleyerek halledebiliriz.

Değerli veliler; çocuklarımızın geleceği ve eğitimi için, gelecekte yaşanılır bir dünya için öğretmenlerimizle, okullarımızla sürekli işbirliği ve irtibat halinde olalım, onlara her anlamda  destek verelim. Peki hepimiz için, geleceğimiz için ve insanlık için bu kadar önemli olan eğitim ne demektir?… Nedir eğitim?…

Eğitim: İnsanlarda olumlu yönlerden davranış değişikliğini oluşturmadan önce, zihniyet değişikliğini oluşturma sürecidir; çünkü olumlu davranış değişikliğinin oluşması, olumlu zihniyet değişikliğinin oluşturulması sürecine bağlıdır. Eğitimin olumlu olabilmesi için bireyin, toplumun ve insanlığın ihtiyacını göz önünde bulundurması gerekir ki bu ihtiyaçları karşılasın ve ihtiyaç sahiplerinin sorunlarını halledebilsin. Eğitim; insanı ruhen ve bedenen en üst düzeye ulaştırma çabasıdır, kültür ve değerlerin sonraki nesillere aktarılması işidir.  Eğitim; zihni işleyişi, düşünceleri, düşünce kalıplarını berrak bir hale getirip  Yüce Allah’ın istediği düşünce, işleyiş ve kalıplar haline getirmektir. J. J Ruso diyor ki eğitim: Tabiata göre insan yetiştirmedir.  Prof. Dr. Necmettin Tozlu da diyor ki eğitim: Her alanda bireysel, toplumsal ve evrensel olmak üzere üç boyutlu süreçler  bütünüdür. Bundan dolayı; eğitim hayatın bir parçası değil tümüdür, diyoruz. Yani hayatın her alanı ve anı eğitimle olmalıdır, eğitim kuşatmalıdır bireyi, toplumu ve evreni.

Eğitim; Fıtratça arzu edilen  zihnin, davranışın, ahlakın ve erdemin önce bireye; sonra da topluma kazandırılmasıdır. Bu anlamda eğitim; insan fıtratının pratize edilmesidir. Çünkü fıtrat yaradılıştır, temizdir,  İlah ve vahiy kaynaklıdır. Bildiğiniz üzere bütün insanlar İslam fıtrat-ı üzerine dünyaya gelir ve bu gelişi bir takım potansiyel kabiliyetlerini de beraberinde taşır. Yani insanoğlu dünyaya bir takım potansiyel kabiliyetlerle gelmiştir. İşte eğitim, bu var olan kabiliyetleri çalıştırır, geliştirir, ideal insan tipi dediğimiz kamil insanı yetiştirir. Bu manada genel olarak eğitimin bir görevi, bir de amacı vardır: Eğitimin görevi; ilim, bilim, kültür ve değerler dünyasını yeni nesillere anlatmak, açıklamak ve hayatlarında tatbik etmelerini sağlamaktır.  Eğitimin amacı ise ideal insan tipini; yani Kamil insanı yetiştirmektir, insanda olumlu bir  şahsiyet meydana getirip, insanı mensubu olduğu – ait  olduğu Allah’ın (insan –Allah’ındır) değerleri ile  yoğurup, topluma yön verecek ve rehber olacak niteliğe getirip cemiyete kazandırmaktır. Eğitimin ve eğitimcinin bütün çabası hayatın her alanına girmek ve üniversal anlamda insanı mutlu kılmaktır. Verdiğimiz eğitimle; eğer öğrencimiz, insanımız, ailemiz, toplumumuz, ülkemiz ve de dünyamız mutlu değilse eğitimimizi layıkıyla yapamamışız demektir.

Rabbim; iyi bir eğitim yapmamızı ve hayırlı insanlar yetiştirmemizi nasip etsin. Kalın sağlıcakla

Harun YILMAZ

5 Yorum

  1. Hocam yüreğinize sağlık. Günümüz eğitim sorun çözümlerine çok güzel ışık tutmuşsunuz. Yazılarınızın devamını bekliyoruz. Selam ve dua ile…

  2. Tebrikler değerli hocam eğitimle ilgili ıyi bir calisma hinisin egitim alanindaki temel tas siz ve sizin jenerasyon oldu 25 yillik egitim seruveninizde hinisin egitim profililine buyuk katkıniz olmuştur. Gerek örnek duruş ve davranışlarınız la gerekse gençlere örnek Egitimci olarak buyuk fedakarlik yapiyorsunuz deherli hocam 25 yilin egitim emegini hinisa harcadiniz. Bu da ceyrek asir demek muhakkak hinista egitim alaninda degisme olmustur Zaten sizin liseli yıllardan beri gerek kisisel yapınız gerekse fedakarane calismalariniz eğitime kültüre duyarliliginiz insalla hinistaki gençlerimize ıyi örnek olmuştur tekrar başarılarınızı tebrik ederim bu köşedeki yazılarınızı hep takip ederek itina ile okuyucu olacağız değerli hocam

  3. Hayatim da okadar Ögretmen gördüm ama sizin Ögretmenliginizi unutamadim. Suan 33 yasinda 3 cocuk babasiyim, ellerinden öperiz. Belki siz hatirlamazsiniz ama ben hatirliyorum. 197 Orhan Celik

    1. Eyvallah Orhanim, sen sadece benim öğrencim değil, aynı zamanda kardeşimsin, alnından öper, hayatın boyunca sana mutluluklar dilerim, çocuklarının da gözlerinden öperim

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu