‘Ha PKK, ha PYD, ha DAEŞ hiçbirinin farkı yok’

Kurtulmuş: ‘Terörle mücadele milli menfaatimiz içindir”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, terörle mücadele konusunda kararlılık mesajı vererek, “Bizim terörle mücadelemiz 8 milyar insan içindir. Ha PKK ha PYD ha DAEŞ, hiçbirinin farkı yok” dedi.

Tekirdağ’da düzenlenen AK Parti Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katılan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Türkiye’nin terörle mücadelede taviz vermeyeceğini ifade etti.

Suriye ve Irak’ın bazı bölgelerinin terör örgütlerinin cenneti haline getirildiklerini belirten AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kurtulmuş, “Terör, belki bazı ülkeler için çok uzaktaki bir gerçektir. Ama Türkiye için hemen burnunun dibinde. Hemen kendisini etkiliyor. Sınır ötesinden yapılan birtakım faaliyetler ile sınırlarımızın bombalandığı, canımızın yandığı ve 40 yılı aşkın bir süredir maalesef Türkiye’ye zararlar veren, Türkiye için hayati bir meseledir. Türkiye başkaları gibi uzaktaki bir yangını seyrediyor olamaz. Hemen burnunun dibindeki bu yangının söndürülmesi için her türlü tedbiri almak zorundadır” diye konuştu.

“Yaptıkları faaliyetler sadece bir ülkeye değil, 8 milyar insanın tamamına karşıdır”

“Teröre karşı mücadelemize kararlılıkla devam ediyoruz. Aynı zamanda özellikle sınır ötesinde yapılacak operasyonlarla ilgili de; ilgili taraflarla müzakereyi de sürdürüyoruz” diyen Kurtulmuş, “Hiç kimse Türkiye’nin terör örgütlerinin Türkiye’ye zarar vermez hale gelmesi iradesini sorgulayamaz. Bu iradeden vazgeçmesini asla isteyemez. Türkiye için bu hayat memat meselesidir. Burada üzerinde durulması gereken esas konu, maalesef özellikle Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere, bazı ülkelerle Türkiye arasında teröre bakış konusundaki hayati farklılıklardır. Öncelikle şunu ifade etmek isterim ki, bizim için PKK‘nın, PYD’nin, YPG’nin birbirinden hiçbir farkı yoktur. Ama bazı ülkeler, PKK‘yı terör örgütü olarak kabul ederken PYD’yi, YPG’yi ve başka versiyonlarını siyasallaştırarak onları kendi senatolarına, kendi parlamentolarına davet ederek, onların kendi ülkelerinde birtakım siyasi faaliyetler yapmalarının zeminini hazırlayarak, hatta bunun da ötesinde sanki bir devletmiş gibi muamele ederek; silah, istihbarat ve lojistik destekleri vererek bu örgütleri güçlendirmektedirler. Bizim için ha PKK ha PYD ha YPG, hiçbir farkı yoktur. Çünkü biz örgütlerin hiçbirisini bir diğerinden ayırt etmeyiz. Bu örgütlerin tamamı insanlık düşmanıdır. Yaptıkları faaliyetler de sadece bir ülkeye karşı değil, 8 milyar insanın tamamına karşı yapılan bir faaliyettir. Birinci farkımız budur” şeklinde konuştu.

“Terörle mücadele milli menfaatimiz içindir”

Terörle mücadelenin Türkiye ve bölgesindeki ülkeler için büyük öneme sahip olduğunu belirten Kurtulmuş, “İkincisi, milli menfaatlerimiz arasındaki farklılıktır. Örnek olarak söylüyorum; bizim milli menfaatimiz, yaşadığımız bu coğrafyada milletlerin, halkların, birliğinden ve beraberliğinden geçiyor. Türkiye, Suriye, Irak, İran bütün bu ülkelerin daha fazla iş birliği içerisinde, daha fazla dayanışma ve daha fazla entegrasyon içerisinde olması bizim Türkiye’miz açısından menfaatlerimize uygun olan yol budur. Ama başkaları için onların milli çıkarları bu bölge halklarının ve milletlerinin daha fazla dağılması ve parçalanması bölünmesinden geçiyor. Onun içindir ki; terör örgütlerine on yıllar boyunca destek verirler. Onun içindir ki yeni emperyalizmin yeni aracı olarak vekalet savaşlarının bir unsuru olarak terör örgütlerini kullanırlar. Dolayısıyla bu temel farklılığın farkında olmadan Türkiye’nin terörle mücadelesini anlamak mümkün değildir” ifadelerini kullandı.

“Suriye ve Irak’ı lime lime eden teröristlerin tamamıyla mücadele edeceğiz”

Kurtulmuş, Suriye ve Irak’ta faaliyet gösteren terör örgütlerinin yalnızca Türkiye’yi değil, Suriye ve Irak vatandaşlarını ve toprak bütünlüğünü tehdit ettiğini belirti. Kurtulmuş, “Üçüncü mesele şudur; tam da buradan hareketle bizim için yaptığımız ve yapacağımız sınır ötesi operasyonların hiçbirisi Suriye ve Irak’ın toprak bütünlüğünü tehlikeye atan adımlar değildir. Tam tersine oralarda yuvalanan ve sadece bize uzaktan zarar veren değil, aynı zamanda Suriye ve Irak’ı da lime lime eden bu terör örgütlerine karşı mücadele Suriye ve Irak’ın da toprak bütünlüğünün sağlanması demektir. Bu kararlılık içerisinde devam ediyoruz ve inşallah özellikle bu bölgedeki gerilimlerin azaltılması için başlatmaya kararlı olduğumuz normalleşme adımlarını da bir şekilde gerçekleştirerek bu bölgenin sulh, selamet ve esenlik bölgesi olması için gayret sarf edeceğiz. Bunun için de eli silahlı, başkaları adına taşeronluk yapan, bu bölgedeki halkların arasında kin, nefret ve düşmanlık sokmak isteyen terör örgütlerinin tamamına karşı haklı mücadelemizi tavizsiz bir şekilde sürdüreceğiz.

“Devlet olmak, teröre karşı topyekun mücadele etmeyi gerektirmektedir”

“Dördüncü olarak özellikle şu konunun altını çizmek isterim. Birileri PYD’ye, YPG’ye ve diğerlerine verdiği desteğe bir kılıf bulmuşlar” diyen Kurtulmuş, “Eğer biz onları zayıflatırsak, DEAŞ ile mücadelemiz zayıflar diyorlar. İyi de DEAŞ ile sahada en kuvvetli mücadeleyi veren ülke Türkiye. Türkiye’nin DEAŞ ile mücadelesine destek olduğunuz zaman, PKK üzerinden DEAŞ’a karşı mücadeleyi sözüm ona bir mücadeleyi dile getiriyorsunuz. Dolayısıyla bu aynı zamanda şu demektir; PKK iyi, DEAŞ kötü. PKK da kötüdür, DEAŞ da kötüdür, YPG de kötüdür, diğerleri de kötüdür. Devlet olmak, teröre karşı topyekun mücadele etmeyi gerektirmektedir. Bu anlamda sahada DEAŞ ile mücadeleyi de Türkiye’den başka bir ülkenin verdiği görmüyoruz. Bu samimi mücadelemizin aslında ifade ettiğim gibi bölgenin terör örgütlerinden temizlenmesi ve bölgedeki ülkelerin toprak bütünlüğünün temin edilmesi için önemli bir kararlılık olduğunun da altını çizmek isterim. Bu saymaya çalıştığım dört temel noktadaki farklılığımız, bazı ülkelerle bizim aramızdaki teröre bakış hususundaki en temel farklılığımızdır. Bunların giderilmesi için müzakerelerimizi hiç şüphesiz sürdüreceğiz. Örneğin, Sayın Cumhurbaşkanımızın, ‘Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya girmesiyle ilgili eğer bir adım atılacaksa, önce teröre karşı verdiklerini destekleri ortadan kaldırmaları lazım’ iradesi gibi. Bu kararlılığı hem müzakere masasında ortaya koyuyoruz hem de aynı zamanda Türkiye’nin içinde ve dışında terörle mücadeleyi sürdürmeye devam ediyoruz” dedi.


Kaynak: ErzurumGazetesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu