Fantazi, Bilim Kurgu, Korku ve Polisiye Sevenlerin Kaçırmaması Gereken Bir Kitap

Fantastik kurgu, bilim kurgu, korku ve polisiye türleri son dönemlerde ülkemizde ciddi örneklerle birlikte anılıyor. Uluslararası işlerle yarışacak cinsten pek çok kitap yayımlanmaya devam ediyor. Bu eserlerden bazıları için ekran uyarlamaları şimdiden hazırlanmaya başladı. Bazılarının ise gelecekte adından çokça söz ettireceği kesin gibi. J.R.R. Tolkien’in “kaçış edebiyatı” olarak tanımladığı fantastik kurgunun “kaçış” hissine, şimdilerde daha çok ihtiyaç duyuyoruz. Gündelik hayatın giderek sıkıntılara boğulduğu bugünlerde, edebiyat; özellikle de spekülatif kurgu, okurlara nefes alacak alanlar açıyor. Bu tarz eserler hem sürükleyicilikleriyle hem de yarattığı başka diyarlar ile okurların en iyi dostları hâline geldi. Bilim kurgu ise hiç kuşkusuz yarını anlamanın ve hayal kurmanın en özel biçimi. Her ne kadar aldığımız her nefes distopyalara karışsa da, edebiyatın özgürleştiren yanında hâlâ umut saklı. Bu listemizde işte o nefes aldıran kitaplardan birinden bahsedeceğiz: Tüm Panayırların Heyulası. Gelin, hiç vakit kaybetmeden kitabı yakından inceleyelim.

İnsanların popülist politikalar tarafından marjinalleştirildiği, yalnızlaştırıldığı, öteki olmaya mahkûm edildiği zamanları paylaşıyoruz

Tüm Panayırların Heyulası

Öteki olmanın anlamını, aykırılığın, ucubeleşmenin ne demek olduğunu sorgulamanın en iyi yollarından biri de kurmacadan geçiyor. Bugün fantastik kurgu, bilim kurgu, korku ve polisiye gibi türlerde kitap okumayı sevenlere harika bir haberimiz var! Ocak 2022’de İthaki Yayınları tarafından yayımlanan Tüm Panayırların Heyulası kitabı, işte bu türlerde kaleme alınmış birbirinden sürükleyici 20 öyküyü bir araya getiriyor. İnternet dünyasının köklü kültür sanat platformlarından Kayıp Rıhtım’ın öncülüğünde hazırlanan eser, tema olarak kendisine “ucube”yi seçiyor ve okurlarını tekinsiz bir panayıra davet ediyor. O halde kitabı daha detaylı inceleyelim🤩

Editörlüğünü Onur Selamet ve Özgürcan Uzunyaşa’nın üstlendiği Tüm Panayırların Heyulası, bahsi geçen türlerde başarılı eserler vermiş yazarların öyküleriyle karşımıza çıkıyor

Tüm Panayırların Heyulası

Kitapta Hakan Bıçakcı, Mehmet Berk Yaltırık, Suat Duman ve Hikmet Hükümenoğlu gibi ödüllü yazarlar ilk bakışta hızlıca göze çarpıyor. Ancak eserin en heyecan veren yanı, zengin yazar kadrosuyla her türe ve tarza hitap eden bir kimliğe sahip olması.

Kitapta öyküleriyle yer bulan yazarlar sırasıyla şu şekilde: Ayça Erkol, Bahadır Cüneyt Yalçın, Bahri Vardarlılar, Deniz Erbulak, Eda İşler, Ekin Açıkgöz, Emirhan Burak Aydın, Ezgi Polat, Hakan Bıçakcı, Hikmet Hükümenoğlu, Mehmet Berk Yaltırık, Murat S. Dural, Müge Koçak, Onur Selamet, Orçun Ünal, Özgürcan Uzunyaşa, S. İpek Ortaer Montanari, Seran Demiral, Suat Duman ve Süreyyya Evren.

Kayıp Rıhtım Aylık Öykü Seçkisi adı altında dijital ortamda 13 yıldır devam eden tematik öykü seçkileri, Tüm Panayırların Heyulası ile matbu diyarlara da adım atıyor

Yıllardır sanal ortamda devam eden seçkilerin bir yenisini kitap formatında görmek ise çok özel bir his. Üstelik deneyimli bir seçici kurulun titiz çalışmasıyla üretilen eserdeki öykülerin tamamı bu kitaba özel olarak kaleme alınmış durumda.

Kayıp Rıhtım bu açıdan yalnızca fantastik kurgu, bilim kurgu, korku ve polisiye türlerinin yaygınlaşmasına değil; üretimine de direkt bir şekilde katkı sunuyor.

Editörlerinin spekülatif kurgudaki tecrübesini hissettiren kitap hem geleneksel tarzda anlatılara hem de postmodern metinlere yer veriyor. Eser bu açıdan her türlü zevke hitap etmeyi hedefliyor.

Amerikan edebiyatında Güney Gotiği türü ucube gösterisi kavramını şekillendiriyor

Yalnızca sirklerle çevrelenmiş alışıldık tasvirler değil, gündelik hayatın içinde ucubeye dönüştüğünün farkında olmayan bireyler de bu cephede sıklıkla işleniyor. Edgar Allan Poe’dan Flannery O’Connor’a, Güney Gotiği kesinlikle kendi sesini bulmuş zengin bir alan.

Dünya mitolojisinde ise ucubenin izini Medusa’ya kadar dayandırmak mümkün. Medusa’nın yüzü öyle korkunç ki, karşısındaki bilinci o daha kendisini algılayamadan ironik bir şekilde donduruyor. Kuşkusuz bu sonuç, “öteki olma” hâlinin en acı versiyonlarından birisi.

Peki Türk edebiyatında durum nasıl? Ucubeler ve ötekiler edebiyatımızda nasıl işleniyor? Bizdeki anlatılar Dede Korkut’taki Tepegöz’le başlıyor, Keloğlan masallarıyla devam ediyor. Filibeli Ahmed Hilmi, Hüseyin Rahmi Gürpınar, İhsan Oktay Anar derken bugünlere geliyoruz.

Ancak Batı’da olduğu gibi, keskin bir “ucube gösterisi” kavramından söz etmek mümkün değil.

İşte Tüm Panayırların Heyulası, ucube kavramını olabildiğince çok yönlü bir şekilde ele alarak edebiyatımızdaki bu açığı kapatma çabasında

Tüm Panayırların Heyulası

Kitapta ucube bazen bir mekân, bazen bir zaman, bazen de normalin ta kendisi. Bu zengin okuma deneyiminin bir parçası olabilmeniz için sizi ötekilerin tedirgin edici topraklarına davet ediyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu