DAP’tan Bölge balcılığına destek

Van Ticaret Borsası (VANTB) Yönetim Kurulu Başkanı Nayif Süer, yerel ve ulusal gazetecilerle bir araya geldi.

Programda 4 yılık görev süresiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Süer, Van’ı ileriye götürmek için ekibiyle birlikte var güçleriyle çalıştıklarını ifade ederek, “Amacımız Avrupa standartlarında bir borsayı Van’a kazandırmaktır. Bunun için de ekibimle birlikte çalışmalarımızı sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.

“Soğuk süt zinciri projesi ciddi anlamda istihdam sağlayacak”

Yapılan projelere değinen Başkan Süer, bal paketleme ile ilgili daha önceki dönemde de çalışmalarımız vardı. Göreve geldikten sonra çalışmaları hızlandırıp projeye dönüştürdük. DAP İdaresi’nden aldığımız destekle üniversitemizle birlikte Bal Dolum Tesisini kurduk. Yine Van Ticaret Borsası olarak Balcıvan ve Şehrivan markalarının tescili alınarak, Van balının markalaşmasını sağladık. Soğuk Süt Zinciri Projesi ile kendi imkanlarımızla bir çalışma başlattık ve bu çalışmamıza, DAKA’nın yaptığı fizibilite raporunu da ekledik. Daha sonra İl Tarım ve Orman Müdürlüğümüzle birlikte bu çalışmamızı DAP İdaresi’ne sunduk ve kabul edildi. Soğuk Süt Zinciri projemiz, 3 araç ve 45 tank ile birlikte pilot bölge olarak seçilen Tuşba ilçesi ve köylerinde devam etmektedir. Soğuk Süt Zinciri projesinin diğer ilçelerin yanı sıra çalışma alanımızda olan Hakkari ve Bitlis’te de hayata geçirilmesi için DAKA’da fizibilite çalışmaları devam etmektedir. Projemiz inşallah en kısa sürede bu bölgelerde de hayata geçecektir. Bu proje sayesinde kayıt dışı sütün önüne geçileceği gibi, süt üreticileri de emeğinin karşılığını almış olacak. Böylece bölgemizde son derece önemli olan hayvancılık da tekrar eski günlerine geri dönmüş olacak. Ayrıca bu proje ile ciddi anlamda istihdam sağlandığı için hem halkımız hem de devletimiz kazanacak. Yine Van Büyükşehir Belediyemizle birlikte işletmesini yürüttüğümüz ‘Canlı Hayvan Borsası’ projemiz aktif bir şekilde hizmet vermeye devam etmektedir. Bu projeyle mevcut alanda bulunan Canlı Hayvan Borsasının kaliteli ve sağlıklı koşullarda sürekliliğini sağlamayı planlıyoruz. Projede ayrıca hayvan sahiplerinin daha sağlıklı ve hijyenik alanda hizmet vermesi için orada bir sosyal tesis kurulmasını planlıyoruz. Ayrıca pazar alanına getirilen hayvanlara ızgara sistemini kurup, gübreleri sıyırıcı sistemden deposuna aktarıp, orada elde edilen gübreyi de park ve bahçelerde kullanmayı planlıyoruz” diye konuştu.

“Coğrafi işaretler listesine alınacak ürünlerimiz çok fazla”

Küreselleşen dünyada, yerele ait ürünlerin daha çok değer gördüğünü ve bu nedenle korunmasının daha da önem arz ettiğine vurgu yapan Süer, “Avrupa’da olduğu gibi ülkemiz açısından da bu çok önemlidir. Diğer ülkelere göre coğrafi işaretler listesine alınacak ürünlerimiz çok daha fazla. Bu ürünlerin değerini artırmak ve bu ürünleri koruma altına almak adına çalışmalarımız devam etmektedir. Hatırlanacağı üzere büyük emek vererek 2021 yılında Erciş üzümünü tescilledik. Van Ticaret Borsası olarak başvurduğumuz Gevaş fasulyesi, Van sirmosu, Sıhke kavunu ve Erciş lahanasının da tescil çalışmalarında son aşamaya gelindi. Bütün girişimler tamamlandı ve artık netice bekliyoruz. İnşallah bu konuda da en kısa zamanda Van’ımıza müjdeli haberler veririz. Bunun yanında üyelerimize verdiğimiz Avrupa standartlarında kaliteli hizmeti Akreditasyon Sistemi ile tescillemiş olduk. Amacımız üyelerimize her konuda olduğu gibi bu konuda da daha hızlı ve kaliteli hizmet verebilmektir. Yine dijitalleşme çalışmaları çerçevesinde üyelerimiz, kendi iş yerlerinde işlemlerini yapıp, elektronik imza sisteminin entegre olmasından dolayı, evrak çıktılarını rahat bir şekilde alabilmektedir. Çalışma alanımıza dahil olan Hakkari ve Bitlis illerinde bulunan üyelerimizde ofislerinde kendi işlemlerini kolaylıkla yürütmektedir” dedi.

Açıklamalarında devam eden projelere de değinen Başkan Süer, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Çalışma alanımızda olan Bitlis ve Hakkâri’deki üyelerimiz sıkıntı yaşıyor ve TKDK’nın hizmetlerinden faydalanmıyorlar. Üyelerimiz ya Van veya Muş’a gitmek zorunda kalıyor ya da yatırımlardan vazgeçiyorlar. Üyelerimizin bu mağduriyetlerini gidermek adına TKDK IPARD II programı çerçevesinde yer alan iller arasına Bitlis ve Hakkâri’nin de alınması için gerekli çalışmalarımızı yaptık, bu konuda yetkililerden destek bekliyoruz. 2020 yılı temmuz ayında Toprak Mahsulleri Ofisi, ilimizde Ajans Amirliği olarak açıldı. Daha sonra da Ajans Amirliği olarak hizmet veren ofisin başmüdürlük statüsünde hizmet vermesi için talepte bulunduk. Bu süreç devam ediyor. Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgeleri‘nde (TDİOSB) Van Büyükşehir Belediyesi 18, VANTSO 22, VANTB 14, İpekyolu Belediyesi 6, Tuşba Belediyesi 6, Gevaş Belediyesi 6, Gürpınar Belediyesi 6, YİKOB 10, Van Kırmızı Et Üreticileri Birliği 6 ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği de yüzde 6 katılım payına sahip. Burada yer tahsisi yapıldı, tapusu alındı. Müteşebbis heyeti ve yönetim kurulu kuruldu. Paydaşlarımızla ortak yürütüyoruz.”

“Liman Başkanlığının Van’da açılması herkesin ortak talebi”

Açıklamalarında hedefledikleri projelere de değinen Başkan Süer, “Soğuk Süt Zinciri Projesinin ilk etabı sağlıklı bir şekilde ilerlemektedir. 2. etap için de çalışmalarımız devam etmekte. Bununla ilgili DAP İdaresi’ne projemizi verdik. İkinci etap da onaylanırsa Edremit, Gevaş, Gürpınar, Erciş, Muradiye ve Çaldıran ilçelerinde de sütler toplanıp işletmelere aktarılacak. Şu anda günlük olarak 5 ton civarında süt toplanırken, 2. Etabın faaliyete girmesiyle bu rakamın 18 tona kadar çıkmasını hedefliyoruz. Bu proje sayesinde hem kayıt dışı sütün önüne geçilecek hem de süt üreticileri emeğinin karşılığını almış olacak. Burada da ciddi anlamda istihdam sağlayıp hem halkımız hem de devletimiz kazanacak. Küçükbaş hayvan konusunda Türkiye’de birinci sıradayız. Ülkenin en geniş mera ve yaylalarına sahip olan illerden biriyiz. Hayvanlarımızı 4-5 ay otlatıp, sezon sonunda ise canlı olarak satmak zorunda kalıyoruz. Kentte pazar dar olduğundan hayvanları satmak için Güneydoğu Anadolu Bölgesine gönderiyoruz. Ancak nakliye oldukça yüksek olduğu için hayvan yetiştiricilerimiz kazanamıyor. Oysaki et borsasını burada kurabilirsek nakliye maliyeti oldukça düşer. Örneğin canlı olarak 150 küçükbaş hayvanı taşıdığımız kamyonlarda kesilmiş olarak 750 hayvan taşınabilir. Ayrıca burada kesilen hayvanın sakatatları da ilimizde kalır. Et Borsasının kentimize açılması her anlamda kentin ekonomisine büyük katkı sağlar. Yine Van’da Liman Başkanlığı’nın açılması için tekne sahiplerinden çok sayıda şikayet aldık. Defalarca tekne sahiplerini ziyaret ederek sorunlarını dinledik. Hemen hemen hepsinin ortak talebi Van’da Liman Başkanlığı’nın açılması. Van’da balıkçılık yapan tekne sahibi sayısı oldukça fazla. Yani teknelerin yüzde 80’ninin Van’da olması nedeniyle kentte Liman Başkanlığı’nın açılması için girişimlerimizi yaptık. Bir tekne sahibi bir evrak alabilmek için en yakınında bulunan Tatvan ilçesine gitmek zorunda kalıyor. Bazen bir evrak almak için 2 gününü harcıyor. Bu mağduriyetlerin yaşanmaması için Van’da bir Liman Başkanlığı’nın açılması elzemdir. Küçükbaş hayvan konusunda birinci sırada ve en geniş meralara sahip olmamıza rağmen bu avantajları ne yazık ki olumlu yönde değerlendiremiyoruz. Kentte ciddi oranda süt ortada kalıyor. Kentimizde açılacak bir süt tozu fabrikası, bu bölge için çok yerinde bir yatırım olacaktır. Yine dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan ve bölge için önemli bir yere sahip olan İnci Kefali (Van Balığı) ile ilgili çalışmalarımız da devem ediyor” ifadelerine yer verdi.

Soru cevap ile devam eden program hatıra fotoğrafı çekilmesi ile sona erdi.


Kaynak: ErzurumGazetesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu