BİZİM İNSANIMIZ DEĞİL Mİ?

Neden birbirimizi sevemiyoruz, üç tarafı denizlerle çevrili dört mevsimin aynı anda yaşandığı cennet memleketim yeryüzünün en özel yerlerindendir bu güzel ve özel topraklarda yaşayan bizim insanımız değil mi?

Dünyanın en kritik noktasında olan, iki kıtayı birbirine bağlayan yeraltı zenginlikleri kadar yerüstü güzellikleriyle de dikkati çeken memleketin insanları, bizim insanımız değil mi?

Ülkemizde slogan haline gelmiş üç tarafı denizlerle çevrili yarımada, dört tarafı düşmanlarla çevrili hedef ülke olan eşsiz memleketimin insanı, bizim insanımız değil mi?

Düşmanları kıskandıran dostlara güven veren güzel ülkemiz son zamanlarda gözümüze daha bir kıymetli daha bir güvenli gözükmektedir.

Yakın zamana kadar değerini pek bilmesekte hemen yanı başımızda ki savaşlardan dolayı yurtsuz vatansız kalan insanları gördükçe göznuru memleketimizin kıymetini anlamaya başladık.

Bu kritik günlerden geçerken hem memleketimizin hem de insanlarımızın üzerine iki güzel söz söyleyelim istedik..

Ben de dahil bir çok insanımızın her fırsatta eleştirdiği insanlarımız, bizim insanımız değil mi?
Bizim insanlarımızı yazılımlı ki çoğu zaman boşyere abartıp kötü niyetli insanların gazına gelip veryansın ettiğimiz güzel insanlarımızdan bir nebze olsun özür dilemiş olalım.

Çok katlı asansörsüz evden yaşlı amcayı sırtında taşıyarak ambulansa getiren sağlık memurunu,
Özellikle pandemi sürevinde borcunu ödeyemeyen ihtiyaç sahibi insanların borçlarını ödeyen vatandaşımızı, hastanelerde kan lazım anonsunu duyup kan bankasının önünde sıraya giren vatandaşlarımız bizim insanımız değil mi?

Çocuğunun tedavi masrafları için yardım talep eden ve para miktarı yeterli olunca artık yardım etmeyin diye teşekkür eden baba bizim insanımız değil mi?

Üç milyon mülteci komşusuna evini ve kucağını açan, hiç yadırgamadan kardeş gibi görüp ekmeğini paylaşan bu temiz insanlar bizim insanımız değil mi?

Yolda gördüğü bir mazluma hatta sokak hayvanına bile merhamet gösterip sırtındaki ceketini giydiren bizim insanımız değil mi?

Kendisi kirada oturup Mahallesinde ki cami inşaatına yardım eden hatta ahırında bulunan üç ineğin birini bunu satıp caminin bir ihtiyacını karşılayın diyen güzel abilerimiz bizim insanımız değil mi?

Taksisinde unutulan para dolu çantayı kuruşuna dahi dokunmadan sahibine teslim etmek için çırpınan emanet ehli insanlar bu memleketin insanları değil mi?

Komşunun oğlu ya da kızı evleneceği zaman, yada komşusunun cenazesi olduğunda kendisininmiş gibi gayret gösteren, koşuşturan güzel insanlar bizim insanımız değil mi?

Hastalıkta sağlıkta her zaman varını yoğunu ortaya koyan ve komşusunun derdiyle dertlenen memleket insanlar bizim insanımız değil mi?

Hepsi bir yana 4. yılını geçen gün kutladığımız 15 Temmuz gecesi canını ve kanını ortaya koyup hainlerle mücadele eden kahramanlar bizim insanımız değil mi?

Ülkemizin aldığı tehditlere karşı ülkemizi korumak için askerlik şubelerine koşan yaşlı amcalarımız hatta kız kardeşlerimiz bizim insanımız değil mi?

Kim ne derse desin; Coğrafyası ve iklimi ile, tozu toprağı ile, yaşlısı genci ile, Lazı-Alevisi-Kürdü, Arabı Türk’ü hepsi bizim insanımız vesselam..

Abdullah AYDIN

1964 yılında Hınıs doğumluyum.. İlk öğrenimimi Hınıs, orta ve lise eğitimimi ise Söke ve Hınıs'ta tamamladıktan sonra 1984 yılında vatani görevimi yerine getirdim. 1986 yılında Karayolları 12. Bölge Müdürlüğünde 28 yıllık çalışma hayatı sonrası emekliye ayrıldım. Çeşitli sosyal ve kültürel etkinliklerde aynı zamanda çeşitli dernek ve vakıf yönetimlerinde görevler alarak sosyal hayatıma devam etmekteyim. Evli ve üç çocuk babasıyım.

İlgili Makaleler

5 5 votes
İçerik Puanı
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı